![]() |
SONSUZ SEVGİ |
![]() |
SONSUZ SEVGİ
Sonsuz Sevgiyle..
Seni ezberlemeye çalışıyorum..
Kendini bana bırak, senden alabileceğim hiç bir şey yok, hele senin haberin
olmadan asla.. Gözlerine dokunmak için ne kadar uzun zamandır bekliyorum,
biliyor musun? Ya saçlarını koklamak için. Yasemin gibi kokuyorlar... Belki de
daha güzel. "Böyle kokmayı nasıl başarıyorsun?" derdim hep, sen de bana, "Sen
koklamayı biliyorsun derdin"..
Siyah saçların, yeşil çayırlarları anımsatan göz bebeklerinle buluşunca, ne
kadar romantik duruyorlar..Öyle ezberlemek istiyorum ki seni, unutmak denen şey
bile kıskansın. Kirpiklerine baktıkça rimel olup bulaşmak geliyor içimden. Bir
fırça kadar bile şanslı bulmuyorum kendimi. Ya da bir çorap kadar, bir ruj olmak
bile düşmüyor payıma. Dudaklarına yaslanmak ne güzel olurdu. Ne güzel olurdu
onlara pervasızca dokunmak...
Seni ezberlemek istiyorum.
Ellerinde kimsede olmayan bir hüzün var, yüzünde yaşayan her
duygu ellerine de bulaşmış sanki, incinmekten hiç korkmazdın sen.. Ojelerin
silinmiş, yarın onları yeniden süreceğim. Kırçiçeklerini çok seversin, sana
tazelerini toplamalıyım...Daha çok şey var söylemek istediğim, ama dilime mühür
vurdum sen konuş deyinceye kadar. Sadece yüreğimle konuşuyorum. Sadece
yüreğimle...
Bilmem ki kitap okumamı ister misin? En sevdiğin şey, boleroyu dinlerken kitap
okumaktı...
Küpelerini çıkarmışlar, aradım ama komedin de değiller, yüzüğünde yok, yer
yarıldı içine girdi sanki. Oysa ne kadar sevinmiştin sana evlenme teklif ettiğim
o akşam, hiç çıkarmayacağına da söz vermiştin.
Sana sitem etmiyorum. Bırak hiç değilse kendimle konuşayım.. Sen beni yokmuş
say..
Ne tuhaf, o kadar güzel görünüyorsun ki, sanki başka bir yerdeymişiz hissine
kapılıyorum.. Beni azarlamak için neler vermezdin şimdi... Keşke azarlasan.
Gözlerini çevire çevire bakıp "Gene mi alışverişi eksik yaptın" demeni ne kadar
sevdiğimi bilmiyorsun. Ya da ne zaman futbol seyretsem, yüzünde beliren kıskanç
ifadeye ne kadar hayran olduğumu. Sana ait bir eşya gibi yanından hiç ayrılmasam
ne kadar sevinirdin kim bilir. Çok tatlısın..çok...
İş çıkışı yine geleceğim.Daha ne kadar idare ederler ki...Neyse sen bos ver
bunları. Keşke hiçbir sorumluluğum olmasaydı, her saniyeyi seninle geçirmek çok
keyifli olurdu. Ama işteyken hep seni hayal edeceğim bunu bil.Tatlı tatlı sarkı
söyleyişini, yaramaz çocuklar gibi gizlice çaldığın ıslıkları, kızdığında
söylediğim muzur sözleri...
Ayakların daha sıcak şimdi.Yastığını da düzelttik mi tamam... Burnundan öpmek
istiyorum seni, ne kadar zarif bir duruşu var, hiç bu kadar düzgün olduğunu fark
etmemiştim. Garip, şu son birkaç aydır, seninle ilgili neler kaçırdığımı daha
iyi anlıyorum. Hemşire gelmek üzeredir canımın içi, birazdan annemler de
gelecek, beni merak etme, ben seninim, hep senindim zaten. Sesimi duyduğunu
düşünüyorum. Gözlerin kapalı olsa da gördüğünü...Ellerin ezberlediklerini
anımsıyor olmalı...
Karanlıktan korkmana gerek yok. Işık hep yanık kalacak. Doktorlar bu gün olmasa
da, bir gün komadan çıkabileceğini söylüyor. Onlar seni tanımıyorlar ki.. Ne
kadar inatçı olduğunu, birbirimizi ne kadar sevdiğimizi, bir ay sonra
kutlayacağımız evlilik yıldönümünü bilmiyorlar. Onlara da hak vermeliyiz.
Burnundan öpüldün, dudaklarına değmeye kıyamadım yine...