![]() |
İNTERNET AŞKI |
![]() |
İNTERNET AŞKI
" nette tanışan iki genç
arkadaş olurlar. zaman içinde sıkı bir dostluğa dönüşen beraberliklerini
zedelememek için hiçbir zaman birbirlerini görmemeğe, fiziki özelliklerinden
bahsetmemeye karar verirler.ısimlerin, şekillerin olmadığı sadece ruhların
derinliklerinden gelen en samimi duyguların dile getirildiği zaman ve mekan
unsurlarından soyutlanmış bir birliktelik içinde sürer dostlukları.ve bir gün
bakarlar ki birbirlerini tamamlayan iki varlık olmuşlar. yazışmadıkları gün
hatta saat olmamaya başlamışlar. adeta nefes alış gibi doğal bir bütünleşme,
isim takamadıkları bir aşk gelişmiş içlerinde. tüm beşeri sıfatlardan sıyrılmış,
bambaşka bir halmiş bu.aradan geçen zaman zarfında, artık kesinlikle
birbirlerinden asla kopamayacaklarına inandıkları gün; tanışmaya ve evlenmeye
karar vermişler.ve ikisinin de çok iyi bildikleri bir kentin çok iyi tanıdıkları
bir sahilinde buluşmak üzere anlaşmışlar.hanımın elinde kırmızı güller ve
dudaklarında sevgi dolu bir gülümseme olacakmış. erkek ise hiçbir alamet
taşımayacakmış.nihayet beklenen gün gelmiş. genç erkek sözleştikleri yere
yaklaştıkça kalbi duracak gibi oluyormuş. ışler biraz değişmeye başlamış
kalbinde. ya çok çirkin bir kadınsa sevdiceği, ya kör, topal ya da………… ise.
biraz hata yaptığını düşünür gibi olmuş ama çabuk savmış bu kendine ve aşkına
yakışmayan düşünceleri zihninden.karşıda elinde bir gül tutan ve sağa ,sola
bakınan hanımı görmüş. ıçi hop etmiş fakat dudaklarında beliren düş kırıklığını
biraz olsun giderebilmek için bir, iki derin nefes almış ve son derece kararlı
adımlarla hanımın yanına yaklaşmış.annesi yaşında hatta daha da yaşlı, saçları
pamuk gibi bembeyaz, yüzü yaşadığı yılların derin izleri ile buruşmuş fakat
dudaklarında güzel bir o kadar da şaşkın bir tebessümle kendine doğru yaklaşan
genç erkeğe bakıyormuş. gözleri bin bir soru ile kıpırdıyor, yorgun gözkapakları
arada bir feri kaçmış gözbebeklerini uzaklara yönlendiriyor ama yaşlı kadın
gözlerini genç erkeğin bakışlarına kilitlemeye çalışıyormuş.zihninde çeşit,
çeşit zıt fikirlerin koşuştuğu genç adam bir, iki yutkundu ve gücünün son
raddesindeki bir hıçkırıkla,"merhaba aşkım. nasılsın." dedi.kadere teslim
olmuştu. söz vermişti. biliyordu her şey olabilirdi. bir an gözlerini kapadı ve
yazışmalarını hatırlamaya çalıştı. onca duygu dolu kelimeler, sevda yüklü
vaatler, parlak gelecekler nasıl olmuştu da bu yaşı geçmiş hatunun kaleminden
dökülebilmişti. bir türlü inanamıyordu fakat gerçek gün gibi ortadaydı.yaşlı
kadının elinde tuttuğu kırmızı güller aldı ve tarif edilemeyen bir duyguyla
onları öptü. sonra elini uzattı ve,"hadi kalkmana yardım edeyim aşkım. buradan
uzaklaşalım. " dedi.olanları anlamsız gözlerle seyreden yaşlı kadın dudaklarını
araladı ve,"ey oğul, ben yıllardır bu kelimeyi unutmuş anan belki ninen yaşta
bir kadınım. neler oluyor anlayamadım ama o gülleri elimden niye aldın. onları
bana şu ilerde oturan genç kız verdi. birini bekliyormuş, burada
buluşacaklarmış. gelirse benim tarafımdan bu gülleri ona verir misin demişti.
ben de o genci bekliyordum. yoksa o sen misin?"genç adam bir an soluksuz kaldı,
boğazında düğümlenen hıçkırık ve karmakarışık duygularla yaşlı kadının işaret
ettiği yöne baktı. bir çift sevgi ve minnettarlıkla parlayan yeşil göz kendisine
gülümsüyordu. telaşla yaşlı kadının ellerini öptü ve gülleri ona tekrar vererek
işaret edilen tarafa koşmaya başladı. genç kız da ayağa kalkmış onu
bekliyordu."seni izledim. şayet gülleri almayıp geri dönseydin sessizce buradan
uzaklaşacaktım. seni doğru tanımışım aşkım."